ABD yönetimi, İran ile artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik riskler nedeniyle Avrupa üzerindeki baskısını güçlendiriyor. Alman basınında yer alan haberlere göre, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte aracılığıyla Avrupa başkentlerine iletilen mesaj, Washington’un artık yalnızca siyasi destekle yetinmeyeceğini açıkça ortaya koyuyor. Beyaz Saray, önümüzdeki günlerde savaş gemileri ya da askeri unsurların bölgeye sevk edilmesi konusunda somut taahhütler bekliyor.
Avrupalı diplomatlar, ABD’nin bu talebini “açık bir ültimatom” olarak değerlendirirken, özellikle Almanya’nın temkinli duruşu dikkat çekiyor. Berlin yönetimi, ortak bir misyona katılma fikrine sıcak baksa da, askeri katkı için Birleşmiş Milletler onayı ve kalıcı bir ateşkes şartını öne sürüyor. Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius’un “Bu bizim savaşımız değil” ifadesinin, Washington’da rahatsızlık yarattığı bildiriliyor.
ABD’nin baskısının yalnızca deniz gücüyle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda bir “kara liste” oluşturduğu iddiaları gündemde. Bu liste, İran geriliminde ABD’ye destek veren ve vermeyen ülkeleri kapsıyor. İş birliği yapmayan ülkelerdeki Amerikan askerlerinin geri çekilmesi seçeneği de masada. İspanya’nın hava sahasını ABD savaş uçaklarına kapatması nedeniyle bu listenin tepe sıralarında yer aldığı, ayrıca üs kullanımına kısıtlama getiren İtalya, Fransa ve İsviçre’nin de hedefte olduğu belirtiliyor.
Türkiye’nin ise İncirlik başta olmak üzere üslerin kullanımına dair tutumu nedeniyle listede yer alıp almadığı henüz netlik kazanmış değil. Almanya, askeri üs kullanımında kısıtlama getirmemesine rağmen, siyasi söylemleri nedeniyle Washington tarafından “mesafeli müttefikler” arasında değerlendirilmekte. Trump yönetimi, Avrupa’nın stratejik sularda daha aktif bir rol üstlenmesini, ittifakın geleceği açısından kritik bir gereklilik olarak görüyor.