Laiklik Meclisi, 2026 yılının Ocak ve Şubat aylarına ait “Laiklik İhlalleri Raporu”nu kamuoyuna sundu. Rapor, yargı, siyaset, eğitim, kamu alanı, medya, savunma, Diyanet, belediyeler ve tarikatların faaliyetleri doğrultusunda toplam 322 ihlalin tespit edildiğini ortaya koyuyor.
**”LAİK CUMHURİYET’E YÖNELİK BASKILAR ARTIYOR”**
Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, raporda yapılan ortak değerlendirmede, laiklik ihlallerinin Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleriyle hesaplaşma ve bu ilkeleri gayri meşru ilan etme çabalarıyla ilişkili olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Emperyalizmin hedefleri doğrultusunda ülkemizi adeta bir sömürge haline getiren geçmişin ilkel yönetim biçimlerine yapılan atıflar, karşı devrim cephesinin amacını gözler önüne sermektedir. Cihatçı terör örgütleri ve tarikatlarla işbirliği içinde olan siyasi iktidarın yanı sıra, kolluk kuvvetleri ve yargının cezalandırma yöntemleri, laiklik ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan toplumsal kesimlere yönelik bir gözdağı verme çabasını göstermektedir” denildi.
**”MEB, KARŞI DEVRİM AYGITI OLDU”**
Eğitimle ilgili kısmında ise, “Laik Cumhuriyet’e karşı Osmanlı devleti ve toplum düzeni propagandasının, siyasetten eğitime kadar tüm kamu kurumlarında temel bir politika olarak uygulandığı açıkça görülmektedir. ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ ve ÇEDES projesinin ardından yayımlanan ‘Ramazan Genelgesi’, okul öncesinden başlayarak tüm eğitim kademelerini kapsayan ve laik-bilimsel eğitimi ortadan kaldırmayı hedefleyen uygulamalar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın gelecekteki nesilleri hedef alan bir karşı devrim aracı haline getirildiğini göstermektedir” ifadeleri yer aldı.
**”MECLİS VE MUHALEFETİN TUTUMU”**
Raporda, muhalefetin iktidarın karşı devrimci uygulamalarına karşı tutumu da ele alındı. “Cumhuriyet’in tasfiyesine yönelik emperyalizmle bağlantılı laiklik karşıtı gerici uygulamalar karşısında, ana muhalefet dahil Meclis bileşeninin tavrı, siyasi iktidarın karşı devrimci ‘yeni rejimiyle’ uyumlu bir durum sergilemektedir. Bu tablo, karşı devrim hamlesinin durdurulmasının yalnızca laikliğe ve Cumhuriyet’e sahip çıkan yurttaşların iradesiyle mümkün olabileceğini bir kez daha göstermektedir” denildi.
**”IŞİD’İN FAALİYETLERİ ARTMIŞTIR”**
Raporda, IŞİD terör örgütünün Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin çarpıcı bilgiler de yer aldı. Ocak ve Şubat aylarına ait verilere göre, 9 Ocak’ta Samsun’da sosyal medya aracılığıyla IŞİD propagandası yapan bir kişi gözaltına alındı, ancak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Çorum, Ordu, Kayseri ve diğer illerde yürütülen araştırmalarda, IŞİD bağlantılı kişilere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verildiği tespit edildi. IŞİD’in çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren üç militanın aileleriyle birlikte Türk vatandaşlığı aldığı, 19 IŞİD’linin ise il göç idarelerine kayıt yaptırarak yabancı kimlik numarası aldığı belirlendi. Ayrıca, Yalova’daki IŞİD saldırısına dair hazırlanan iddianame, 24 ilde “DAEŞ terör örgütü yanlısı” faaliyet gösteren toplam 97 dernek, mescit ve medrese tespit etti. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Türkiye’nin IŞİD üyesi yurttaşları kabul ettiğini duyurdu. İstanbul’daki yetkililer ise Türkiye vatandaşı IŞİD’li sayısının 180’in üzerinde olduğunu bildirdi.