Diyaliz Skandalında Antifrizli Su Kullanımı Sebebiyle Kamu Davası Açıldı

Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nde Mayıs 2024’te yaşanan bir trajedi, 33 hastanın tedavi sonrasında fenalaşması ile sonuçlandı. Bu hastalardan 3’ü birkaç gün içinde yaşamını yitirirken, 1 hasta ise yaklaşık 2 ay sonra hayatını kaybetti. Hazırlanan bilirkişi raporuna göre, bu ölümlerin sebebi antifrizli suyun içme suyuna karışması olarak belirlendi. Tutuksuz yargılanan 4 sanık hakkında, 3 hastanın ölümüne dair ek kovuşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verildi. Ancak, Mustafa Demir’in (70) ölümü ve 12 kişinin yaralanmasıyla ilgili olarak kamu davası açıldı.

25 Mayıs 2024 tarihinde, sabah ve öğleden sonra diyalize giren hastalardan bazıları, baş dönmesi, mide bulantısı ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilerle hastaneye başvurdu. Durumu ağırlaşan hastalar için yetkililer, diyalize giren tüm hastaları arayarak hastaneye gelmelerini istedi. Bazı hastalar ambulansla hastaneye sevk edildi. Sağlık Bakanlığı’nın talimatıyla, diyaliz tedavisi gören 33 hasta, çeşitli hastanelere acil olarak gönderildi. Bu hastalardan 23’ü Antalya, 6’sı Afyonkarahisar, 3’ü Isparta ve 1’i Denizli’de tedavi altına alındı. Ne yazık ki, 28 Mayıs 2024 tarihinde Mustafa Demir, bir gün sonra Saniye Aksöz (87) ve Somalili Amina Abas Jama (67) hayatını kaybetti. Ayrıca, diyaliz hastası Osman Ali Gönüllü de 16 Temmuz’da Denizli’de pankreas kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi.

Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Burdur Devlet Hastanesi’nde görevli sekreter M.C. ve elektrik teknisyeni İ.S. ile bağımsız çalışan mühendisler G.A.S. ve Y.A. ‘Taksirle ölüme sebebiyet verme’ ve ‘Taksirle yaralama’ suçlarından 11 Haziran’da gözaltına alındı. M.C. ve İ.S. serbest bırakılırken, G.A.S. ve Y.A. tutuklandı. Ancak, daha sonra soruşturma sürecinde serbest bırakıldılar. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Mart’ta, Osman Ali Gönüllü, Saniye Aksöz ve Amina Abas Jama’nın ölümlerine ilişkin ek kovuşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verdi. Raporda, antifrizli suyun kullanma suyuna karışmasının sebebi olarak, soğutma sistemindeki bir arıza ve mekanik besleme cihazının açık unutulması gösterildi.

Başsavcılık, şüpheliler hakkında başlatılan soruşturmada, ölen hastaların kanlarında etilen glikol bulunmaması ve Adli Tıp Kurumu raporlarında illiyet bağının saptanmaması nedeniyle ek kovuşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verdi. 8 Nisan’da yapılan açıklamada, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, diyaliz ünitesindeki olayla ilgili yürütülen soruşturmanın detayları kamuoyuyla paylaşıldı.