Türkiye’ye Özgü: Denizli Horozu Yurt Dışına Çıkamıyor, Talebi Karşılamakta Zorlanıyor

Türkiye'ye Özgü: Denizli Horozu Yurt Dışına Çıkamıyor, Talebi Karşılamakta Zorlanıyor

Denizli horozu, uzun ve melodik ötüşüyle dünya çapında tanınan, binlerce yıllık geçmişe sahip bir yerli ırk olarak Türkiye’nin önemli genetik kaynaklarından biridir. Bu özel horoz ırkı, 2004 yılında resmi olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Denizli’nin Pamukkale ilçesinin İncilipınar Mahallesi’nde yer alan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesindeki özel üretim tesisi, saf ırkın korunması için yoğun çalışmalar yürütmektedir.

Denizli horozunun dört farklı çeşidi bulunur: Pamukkırı, Demirkırı, Pekmez Kefi ve Al Horoz. Tesis, damızlık olarak seçilen horoz ve tavuklardan elde edilen yumurtaları, sıcaklık ve nem oranı kontrolü sağlanan kuluçka makinelerine yatırmaktadır. Kuluçka süreci yaklaşık 21 gün sürer. Civcivler yumurtadan çıktıktan sonra ilk günden itibaren sağlık kontrollerine tabi tutulur. Özel bakım alanlarında büyütülen civcivlerin beslenme programları ve aşı takvimleri düzenli bir şekilde uygulanmaktadır. Uzman ekipler, civcivlerin gelişimlerini yakından izlemektedir.

Bu özel üretim tesisi, yıllık olarak yaklaşık 400 horoz, 400 Denizli tavuğu, 5,500 civciv ve 6,500 döllü yumurta üretmektedir. 2001 yılından bu yana sürdürülen bu üretim çalışmalarında yalnızca saf ırk horozlar kullanılmaktadır. Üretilen ürünler, mayıs-ağustos döneminde tesise gelen vatandaşlara satılmaktadır. Denizli horozuna hem yurt içinden hem de yurt dışından büyük bir talep bulunmaktadır, ancak yurt dışına gönderim yapılamamaktadır.

Denizli Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Mehmet Sinan Bulut, “Kendi özel ırkımız olduğu için yurt dışına gönderemiyoruz,” diyerek, bu durumun nedenini açıklamaktadır. Ayrıca, kümes hayvanlarına ilgi duyan pek çok kişi tarafından yapılan talepleri karşılamanın zor olduğunu belirtmektedir. Bu tesiste yetiştirilen horozlar, bir dakika ile bir dakika yirmi saniye arasında ötüş yapabilmektedir. Bulut, “Bir dakika ile bir dakika yirmi saniye arasında ötüşü olan horozlarımız elimizde mevcut,” şeklinde bilgi vermektedir. (AA)