Türkiye’de eğitim alanında önemli bir yere sahip olan İstanbul Bilgi Üniversitesi, TMSF’nin (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) el koymasının ardından, 2025 yılının Eylül ayından bu yana kayyım yönetimi altında faaliyet göstermekteydi. 24 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda üniversite kapatıldı. Türkiye’nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin ani kapanışı, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Kapatılma kararı, Erdoğan’ın üniversiteye ait Santralİstanbul kampüsünün açılışında yaptığı konuşmanın tekrar gündeme gelmesine neden oldu. 2007 yılında gerçekleştirilen açılış töreninde Erdoğan, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin bölgeye ve gençliğe sunduğu katkılara dair övgü dolu sözler sarf etmişti. O dönemde, projenin hem umut verici hem de heyecan dolu olduğunu vurgulayan Erdoğan, çocukluğunun geçtiği semtin zenginlik kazandığını ifade etmişti.
“İstanbul’a farklı bir zenginlik katıyor” diyen Erdoğan, Santralİstanbul’un gelecekteki nesiller tarafından hatırlanacağından emin olduğunu belirtti. Açılışta dile getirdiği, “İnsanlar geçmişin ve bugünün sanatçılarıdır. Bu proje, bizlere umut veren bir çalışma,” sözleri, üniversitenin topluma kattığı değeri ve önemini ortaya koyuyordu.
Şimdi, üniversitenin kapatılmasıyla birlikte, geçmişteki destek ve övgülerin ne denli hızla değişebileceği bir kez daha gözler önüne serildi. Eğitim camiasında ve öğrenciler arasında büyük üzüntü yaratan bu gelişme, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin geleceği ve eğitim sisteminde yarattığı etkinin sorgulanmasına yol açtı.